Ofis Mobilyaları yaratıcı enerji benim, insanları kendi ürünlerini tasarlamaları için işe almıyorum. Öbür türlü ben olmam ki, neden bunu yapayım? Tasarlıyorum, diğerlerine onaylatıyorum. Pek çok konuşma yapıyoruz; benimle tartışmaya itiyorum onları.
-Tasarım felsefesi sorulur hep; siz "mantıkla güzellik buluşması" diyorsunuz sanırım...
Ettore Sottsass'ın Valentine daktilosu vardır hani; son derece fonksiyoneldir. Diğer yanda ise kütüphanesi... Fonksiyonla alakası yoktur aslında ama gene de herkes satın alır. Bu inanılmaz! Sottsass özel bir insan, işleri şimdi galerilerde sergileniyor ve doğrusu, artistik çalışmaları o Valentine'ı da daha da değerli kılıyor. Picasso,
"Param yoktu. Teknolojik ürünler tasarlıyordum; ama gelip yaşadığım yeri görseydiniz... Fark ettim ki, deneyimli olmadığın objeleri tasarlamak kolay değil."
14'ünde Rembrandt gibi çizebiliyordu, çizdi ve bıraktı. Tekrar etmek yerine soyut oldu, aklını açtı. Endüstriyel taraf aklı kapıyor; dolayısıyla artistik yanı arayanlar önemlidir. Newson gibi, Irvine gibi... Böyle 7-8 kişiyi sayabilirim ancak. İPod bir sanat eseridir, benim su şişem de öyle. insanlarda güzellik katmanlar halinde büyüyor; nesneler için de geçerli bu...
- Sadece kendiniz için tasarladığınız bir şey var mı?
Formu inceliyorum; fonksiyonu olmayan formu. Kendim için yaptığım objelerin fonksiyonu yok. Kimseyi etkilemeye çalışmıyorum.
- Bir tasarımcı olarak yaptığınız en büyük hata nedir?
Farklı bir şekilde cevaplayabilir miyim? Tüketimden hoşlanmıyorum. Minimum kaynak kullanarak insanoğluna nasıl katkıda bulunulur diye düşünüyorum. 3 şey yapabilirsin... Birincisi müzik; inanılmaz bir denge yaratırsın, insanların aklını onunla doldurursun, ikinci olarak yazarsın ve insanları düşündürürsün. Minimum kaynak: Birkaç ağaç. Üçüncü yol da...Heykel! Hatam endüstriyel tasarımcı olmak olabilir.
- Gençken de "az çoktur" diyebiliyor muydunuz?
Tasarımcılar Mies van der Rohe'nin lafını hep kullanırlar. Ama onun yaşadığı yeri gördünüz mü? Çiçekler, perdeler... Az, gerçekten çoktur. 10 milyon adet ürün yapıyorsan, ve %10 daha az malzemeyle halledebiliyorsan,1 milyon tanesi bedavaya geliyor demektir. Bu bence harika. En azdan en çoğu elde edersin. Fakat sadece beyaz duvarlı bir yerde detaysız yaşamaya kalkarsan, delirirsin. Karmaşıklık güzeldir. Hayat sade değil. Karmaşıklığı basit bir şekilde tanımlama yolunu bulmak gerekiyor.