Mikro yapılar yalnız kullanıcıları için cazibe merkezi değil,
Ulaşma pratiği kazandırdıkları mimarları için de kreatif ve yapısal bir deney laboratuvarları.
Uyandırdıkları dokunulabilirlik hissiyle, tasarım konseptleri ve ayrıntılarının kullanıcı tarafından kolay algılanmasını sağlayan küçük yapılar, amaç ya da fonksiyonları her ne olursa olsun, hem psikolojik hem de fiziksel açıdan kolay ulaşılabilirlik hissi yaratır. Tarih boyunca pek çok mimar tıpkı deney yapar gibi küçük ölçeklerde konstrüksiyon detayları, malzeme kullanımı ve formlarla oynamaktan ve çözümler üretmekten büyük keyif aldı. Bu araştırmaların belki de en eski ve en müthiş örneği Rönesans mimarlığının son dönemlerinin manifestosunu yansıtan ve 17.yüzyılın ilk yarısında mimar Bramante tarafından Roma'da yapılan San Pietro Tapınağı'ydı. Bu yapı, her nekadar ölçek olarak minyatür de-