Çizgi'nin
Japoncası...
Japonya'dan dünyaya yayılan mangalar artık sadece 'çizgi tasarım' olmaktan ibaret değil. Diğer tasarım ürünleri için de ilham kaynağı...
Yazı: Nalan Çorlu
Başka bir dünya yaratırlar size; bazen sevimli ve duygusal, bazen şiddetli ve fantastik, bazen de ürkütücü... Hayal gücünüz kadar geniş bir okyanustur size sundukları. Tarantino filmlerinde ansızın karşınıza çıkabilir, sonra da bir müzik grubuna isim olabilirler... Manga ve anime-lerden söz ediyoruz. Hani şu, Japonya'da artık neredeyse bir yaşam biçimine dönüşen ve tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de fanatiklerinin sayısı katlanarak çoğalan çizgi yapıtlardan.
'Manga' kelimesinin ilk kullanımı 19. yüzyıla tarihleniyor ve Çince iki karakter 'man' (rastgele) ve 'ga'nın (resim) birleşmesinden oluşuyor. Zaman zaman birbirine karıştırılsa da aslında Japon ÇİZgİ romanlarına 'manga', Japon çizgi filmlerine ise 'anime' deniyor. Her yaştan ve her sosyal sınıftan takipçileri olan manga ve ammelerin çok farklı çeşitleri bulunuyor. Örneğin; kızlar için "Shoujo"lar, erkekler için "Shounen"ler, "Hentai" denilen erotik manga ve animeler, robot ve dev makineleri konu alan "Mecha"lar, küçük çocuklar için deforme edilmiş karakterleri bulunan "Chibi"ler, gibi...
Japonya'da dev bir endüstri haline gelen manga ve amineler, yıllık bütçesi yaklaşık 5 milyar doları aşan bir pazara sahip. Ülkede, sadece manga okunan kütüphanelerin, manga karıştırarak kahvenizi içebileceğiniz kafelerin olması bunun ne denli büyük bir tutku halinde yaşandığının göstergesi. Sadece anime ve manga için düzenlenen fuarlara, bunlar üzerine kitap, CD, aksesuar satan mağazalara bakıldığında, Avrupa ve Amerika'da da durumun çok farklı olmadığı görülüyor. Kendi başlarına birer tasarım olmayı aşıp, başka pek çok ürüne de ilham veren manga ve animelerin Türkiye'deki tutkunları Anime ve Manga Türkiye Kulübü'nde buluşuyor,