Ofis Mobilyaları ve Büro Mobilyalarından Haberler

Binalardaki Ofislerin Tasarımlarında Fazlalıktan Kaçınmak



Konut ve yerleşmeyi 20 senelik akademik hayatının odak noktası olarak benimseyenProf.Dr. İhsan Bilgin, uygulamalarında 'suni olandan' uzak duruyor.



Yazı: Yasemin Şener



Hayatımıza biçim veren, yaşamımızın belirli bir dönemine tanıklık eden, anlam yüklediğimiz ya da çoğu zaman başımızı kaldırıp dikkatlice bakmadan her gün önünden geçtiğimiz yapıların yaratıcıları olan mimarlar, mimarlığı sadece üretmekle kalmayıp üzerinde düşünüyor, sorguluyor, araştırıyor ve kuram geliştiriyorlar. Mimar Oİmanin


 


üretimden ayrı düşünülemeyecek bu en temel sorumluluklarını yaklaşık 21 yıldır akademisyen duruşuyla omuzlayan isimlerden biri de Prof. Dr. İhsan


 


Bilgin. İTÜ'deki 5 yıllık lisans eğitiminin ardından, yüksek lisansla birlikte kendi deyimiyle "konut mimarisi meselesine kafayı takan" mimar, İTÜ'deki doktora ve YTÜ'de verdiği doçentlik tezlerini de bu alanda hazırlamış. Mimari üretimini '80'li yıllardan bu yana kendi ofisinde sürdüren Bilgin, YTÜ'de modern dönem konut, yerleşme ve imar tarihleri ile 20. yüzyıl mimarlığı üzerine akademik çalışmalarına da devam ediyor.


 


ihsan Bilgin'in akademik kariyerinde konuta olan yönelimi mimari projelerine de yansımış. Ancak yaşadığı deneyimler ona Türkiye'de konut yapılarının üretiminde mimarinin bir lüks olarak algılandığını göstermiş. Uygulanmış projelerine bakıldığında, çizgisinde erken modernizmin ve 1920'lerin Orta Avrupa mimarisinin etkileri gözlemlenebiliyor. Mimari repertuarı 'dil' olarak yorumlayan ve o dilde bir sözcüğün doğru yerde kullanılmasının öteki sözcüklerle olan ilişkisine bağlı olduğunu vurgulayan Bilgin, bir mimari öğeyi tam yerinde kullandığını hissetmenin en çok önemsediği kriterlerinden biri olduğunu belirtiyor: "Birçok mekan kurgumda var olan, bir şeyi tam yerinde kullanmak ve fazlasını koymamak kaygısı, mesela Mies van der Rohe'yi ya da Adolf Loos'u defalarca okumamdan; projelerini, yapılarını defalarca farklı gözlerle incelemiş olmamdan kaynaklanabilir. Oldukça karmaşık bir esinlenme örüntüm var. Kayıtsız şartsız angaje olunan bir modernizm, mesela klasisizm ka-


 


dar yabancı bana. Öyle angajmanlara hiç girmedim. Ama bir şeyin içinde saklı olan değeri bulup -ki o değer Rönesans villasında olduğu kadar, Boğaz yalısında ya da Le Corbusier evinde de olabilir-, ondan ilham almak ve onu yerli yerine koyabilmek benim için çok önemlidir."


 


ihsan Bilgin'in projelerindeki repertuvar zenginliği belki de beslenme kaynakları olarak kendisine mimariyle birlikte farklı disiplinleri de seçmiş olmasından kaynaklanıyor: "Öğrenciliğimi de katarak, otuz yıllık mimarlık hayatım boyunca farklı alanlarda disiplinli okumalarım oldu. Felsefe, düşünce tarihi, maddî tarih, dilbilim, sosyoloji bunlardan bazıları. Eğer 'dünya görüşüm' diyebileceğim bir şey varsa, bu alanlarla epeyce haşır neşir olarak kuruldu. Bu çapraz okumaların izlerini üzerimde taşıyorum. Tüm bu birikimlerin süzgecinden geçtikten sonra geride kalan tortu 'fazladan bir şey yapmamak' olarak adlandırılabilir. 'Fazla' sözcüğünü geniş anlamda kullanıyorum. Yalnız fonksiyonu olmayan, kullanışlı olmayan şeylerden arınmak anlamında değil. Minimalizm anlamında da değil. Sadece görüntünün azlığından söz etmiyorum."


 


ihsan Bilgin'in tasarıma yaklaşımında 'fazladan bir şey yapmamak' felsefesinin bir diğer ifadesi de 'suni bir şey yapmamak': "Yaptığım işin suni olmamasıyla sadece kendi zihnimde yapay durmamasını kastetmiyorum. Benim dışıma çıkmış haliyle de yapay durmamasından, oraya konmuş diğer öğelerle biraraya geldiğinde o biraradalığın kendini inandırıcı kılmasından ve ben olmadan da varlığını o haliyle devam ettirebilmesinden sözediyorum. Bu 'tam yerinde olmak', 'suni olmamak' kavramları aslında nesnel adlandırmalar değil. Öznel bir noktadan çıkıyorsunuz, bütün projenin senaryosunu siz kuruyorsunuz, ama bunu dışlaştırmak önemli. Ben senaryoyu öyle kuvvetli kurmalıyım ki, sonunda ortaya çıkan şey artık kendi başına ayakta durabilmeli; 'fazla' veya 'suni' olmayışını kendi duruşuyla taşıyabilmeli. Başkalarına da geçirebilmen."


 

SAYFAYI YAZDIR




Tüm Haberler



    Warning: mysql_connect() [function.mysql-connect]: Access denied for user 'vientoof_viento'@'localhost' (using password: YES) in /home/ucuzburo/public_html/haberler/haberler.php on line 197

    Fatal error: in /home/ucuzburo/public_html/haberler/haberler.php on line 197